Meditasyon ve Sakin Zihin


MEDİTASYONDA KALMAK ŞİFA VERİR

Meditasyon deneyimdir. O yüzden bu yazıyı okumanız yeterli değil. Anlatmak istediğimi anlamak için uygulama yapmak gerekir.

Meditasyon bir haldir. İçinde olma hali. Durumun içinde olma, duruşun içinde olma, anın içinde olma hali…

Meditasyon hiçbir şey yapmayarak derin bir iş içinde olmak demektir.

Kendinle, kendi içine, bütünlüğüne yönelik bir çalışma.

Aslında “öyle duruyoruz ne çalışması bu?” diyenler; bunu düşünmek bir zihin engeli. Bu engelden kurtulmak ise sadece nefesini hissetmeyi dene. O hep seninle olan mucizeyi…

Meditasyon durduğumuz bir hal doğru. Ama neye göre durmak bu? 3. Boyutun düşük titreşimli zorlayıcı hızına göre mi? Neyi kıstas aldığımızı önce görmemiz gerek.

Hızına yetişmeye çalıştığımız zihnin önderliğinde bir yaşam. Ve zihin ikiliğe düşmemiz için şeytanın rahatça kullandığı bir alan.

Bize dayatılan düşünce bombalarını fark et. En tehlikesi bu…

Ki ordular böyle oluşuyor. Ne kadar çok takipçisi var Deccalin!

Özellikle dünyanın bu son döneminde düşünceler üzerinden büyük bir yok edici savaş var.

Yıkıcı felsefelerle önce insanların zihinleri ele geçiriliyor. Deccal böylelikle dünyanın sonunu getirmeyi hedefliyor.

Kalp, vicdan, şefkat, sevgi kavramları insanların karnını doyurmuyor.

Ama kurnaz fikirler iyi parAediyor. Bakınız reklam sektörüne. En zararlı ürünler bile öyle bir ambalaj ve süslü cümlelerle sunuluyor ki, en akıllı geçinen bile bu tuzaklara düşebiliyor.

Genel olarak televizyon programlarından yaydıkları psikolojik virüslere bakın.

Fark edilmeyen büyük bir zulüm bu! Her şey çok hızlı. Sadece sana sunulan filmi izlemelisin. Başka bir şeye vakit yok.

Kendi filmini yapmaya, hayatını yaratmaya, yaşamaya şansın yok!

Reklam araları gerçek bir ara değil. İnsana kendiyle ilgilenmesi için fırsatvermiyor. Ara diye bir şey yok yani.  Her saniye bir kurgu dayatılıyor.

Ara dedikleri zaman diliminde temel ihtiyaç karşılamaya bile koşturarak gitmek lazım. Reklamlar film gibi izlettiriliyor.

Günün her saati böyle çok eforlu bir hayat.

Sonra hastalıklar ve hastaneler. İyileştiriyormuş gibi yapan öldürücü ilaçlar. Kemoterapi…Deccalin işleri…

Sanki bir arenada dövüştürülen hayvanlar gibi yaşam mücadelesi veriyor insan. Ne için bu savaş?

Deccallin önemli bir göstergesi hızlı olmak. “Hadi hemen yap, hadi çabuk ol, düşünmeye vaktin yok”

Marketlerde alışverişi hızlandıran ritimde müzikler var. Bir şey almadan çıkmamak gerek.

Oysa insan durup kendine bir an baksa, aslında istediği şeyi yapmadığını fark edecek. işte bu Deccalin en korktuğu şey. İnsanın bir an durup özünü fark etmesi.

İçini dinle! Hayır bişey almak zorunda değilsin? Evde yeterince giyecek var.

Biriyle sevişmek zorunda değilsin. Sevgi içinde yeterince var.

Bunu hissetmeye vaktin olmadığı için birinin hatırlatmasına ihtiyaç duyuyorsun. Ve kullanılıyorsun. Ruhsal birlikteliği yaşamak içinse zaman var. Sonsuz zaman var.

İşte meditasyonda merkezinde olmayı bilmeyince akıntıya kapılıyorsun. Sana gelen her şeyi kabul ediyorsun. Paniktesin.” Ne zaman sevgiyi yaşayacağım” paniği.

back2

Her an sevgiyi yaşama ihtimalini araştır o zaman. Sevgi eğer içindeyse ki öyle; onu önce kendinde açığa çıkarman gerek.

Sevginin sende açığa çıkması, onu kendinde fark etmenle başlar. Bu fark ediş sadece medidatif halde olduğunda açığa çıkar.

Hz. Muhammed inzivaya çekildi. Tefekküre daldı. Ve sadece bir an o ilahi mesajı aldı. O meditasyonda bunu yaptı. Kendi kişiliğini bırakıp evrenle bütünleşti ve yüce yaratanın mesajına layık kaldı.

Bizler yeterince meditatif halde kalabilirsek kendi ihtiyacımıza yönelik mesajları alabiliriz.

Sokakta yürürken bile huzurda olabiliriz. Merkezimizde, bütün kalabiliriz.

Bütünlüğümüzü bozmak isteyen çok elemanlı hayat koşullarında biliyoruz ki bu kolay değil.

İncitici sözler duyacağız, haksızlığa, zulme tanık olacağız. Belki kaba saba biri çarpacak omzumuza. Belki sert rüzgar bizi sallayacak yerimizden. Zaten çok gürültü var. Kulakları sağır ediyor adeta.

Her ne olursa biz merkezimizi hissedebiliyorsak meditasyondayız. Bağlantıda kalabiliyorsak.

Ne ile bağlantıda? Yüce yaradan ile. Özümüzle. Kendi gerçeğimizle. Nefesimizle…

Bunlardan birini hissetmeyi araştır…

Çok kolay…

İç sesine odaklan…

Nefesini takip et…

Niyetini saflaştırıp odaklan…

Gerçekten ihtiyacın olan orada…

Sevgiyle…

Yasemin Sarı

Paylaş:

Yorumunuzu Gönderin

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir