Genel


İNDİGO VE KRİSTALLER Dünyanın değişen enerjisi ile birlikte dünyaya gelen yeni nesilde de bir takım değişiklikler gözlemleniyor. Sıklıkla çocuklar için “zamane çocuğu; bunlarla başa çıkılmaz” gibi bir bakıma haklı yorumlar yapılmakta. Çünkü gerçekten çağın çocukları önceki nesile göre daha farklı bir yapıda. Ya da insan daha hızlı bir evrim sürecine girdi diyebiliriz. Bu çocuklar zaman zaman hiperaktivite, otizm ile karıştırılan sorunlu haller sergileyebiliyorlar. Fakat tam tersi onlardaki davranış biçiminin hastalıktan değil, yeni bir enerji düzenini yansıtmalarından kaynaklı olduğu düşünülüyor. Onlar bilinç evrimine destek için bu gezegendeler. Sinestezi yeteneğine sahip pedagog Nancy Ann Tappe çocukların elektro manyetik bedenlerindeki renkleri okuyabiliyordu. 1970 den sonra auralarda hiç görmediği bir renge rastladı ve bu çocukların farklı özellikler sergilediğini gördü. Aurasında gördüğü çivit mavi yani indigo renginden dolayı bu çocuklara İNDİGO çocuklar denildi. Bu çocukların bazıları yetenekleriyle öne çıkan algıları açık çocuklardı. Hepsinin ortak görevi sanki yerleşik olan düzeni değiştirmekti. Bu yüzden aileleriyle ve öğretmenleriyle sorun yaşmaktaydılar. Kristaller ise bir nevi indigoların görevini devralan nesildi. Onlar insan evriminin yeni basamağını temsil etmekteydi. İndigo ve kristal kavramları bizim için sadece bir kesimi değil tüm insanlığı kapsayan sevgiye adanmışlık ifadesidir. Bu yeni bilinç seviyesidir. Günümüzde eski savaşçı zihniyetlere karşı barışı, kardeşliği ve sevgiyi yaymaya çalışan güçlü ışık işçileri çoğalmakta. Ben bilincinden birlik bilincine geçiş yaşanmaktadır. Acaba bilinç bazı inanç sistemlerinin de işaret ettiği Mesih bilinci olabilir mi? ÇOCUĞU İNDİGO VE KRİSTAL OLANLAR NE YAPMALI PEKİ? İndigo ve kristal bir çocuğa sahip olmak belki bir şans ama aynı zamanda zor bir sınav da olabilir sizin için. Her şekilde kendinizi değişime açın. Çünkü çocuğunuz üzerinden hızla değişen insanlık evrimine şahitlik edeceksiniz. İkincisi bu yeni bilinç enerjisinin farkına varıp kendinizi ona uydurmanın yollarını arayın. Bu hem çocuğunuzun hem sizin gelişiminiz için zaten yapmanız gereken bireysel sorumluluğunuz olsun. Çocuğunuzla sorun yaşıyorsanız onu değiştirmek yerine kendinizi değiştirmeyi deneyin. Bu daha kestirme bir yol olacaktır. Onlara zorla bir şeyleri yaptırmaya çalışmayın. Çünkü baskıyı ortadan kaldırmak için size tepki göstereceklerdir. Olabildiğince özgür bir ortamda yaşamalarına müsaade edin. Bunu yaparken ebeveynlik görevlerinizi unutmayın. Onları gözetip korumaya devam edin. Çocuklarınızla ilişkileriniz her durumda dürüstlük çerçevesinde olsun.“Çocuktur; anlamaz” gibi eski zihniyetleri bir kenara bırakın. Zaten göreceksiniz ki bazı şeyleri sizden daha iyi biliyor. Onlarla bir yetişkin gibi iletişim kurabilirsiniz. Duygu sömürüsü yapmayın. Bu davranışınız geri tepecektir. Çünkü yeni neslin çocukları netlikten ve dürüstlükten ödün vermedikleri gibi spiritüel düzeyde bir vicdan anlayışları vardır. Yani duygusal değil şefkatlidirler. Duygusallık eski zihniyetlere ve alt boyut enerjilerine aittir. Duygusallık egonun bir zafiyetidir. Oysaki şefkat üst boyut enerjisi olup tanrısaldır. Çocuklarınız size ve tüm insanlığa tanrısal sevgiyi yansıtmak için vardır. Yapabileceğiniz en güzel şey onlara sevgiyle yaklaşıp anlamaya çalışmaktır. Gerisi kendiliğinden gelecektir. Beden, zihin ve ruh sağlığınız için yöntemler öğrenin ve...

Read More

BENİM RENKLERİM Mavi her zaman vazgeçemediklerim arasında oldu. Mavi gezegenden geldiğimi düşünenler de oldu, mavinin bana yakıştığını söyleyenler de. Pembe beni benden aldı, gönlümü çaldı. Kırmızıyla bir sorunum yok ama kırmızıda aşk hep beni derde saldı. Ve aklım hep o muzipçe gülen turuncuda kaldı. Neden neşesi bana bu kadar uzaktı. Tevekkeli ruhumun melankolik bir yapısı vardı. Allahtan yeşil vardı da beni ortalama bir huzurda dengeye ulaştırdı. O ferahlattı en dar anımda. Hem bana hem benden dışarıya akan şifaydı. Biraz derine inip tefekküre daldığımda çividin mavisinde kayboldum. Kimse göremedi bilmedi ama mavinin en koyusuyla sardım herkesi. Nihayetinde gezdim dolaştım dünyayı da mora varıp kucaklayamasaydım, bir yanım hep eksik kalırdı. Mor ile tamamlandım. O bana hayali gerçek gibi yaşatan, yaratan ile bağdı. Mor benim en kuvvetli yanımdı. SİZ DE KENDİNİZİ RENKLERLE İFADE EDER...

Read More

Ben Kim İm? İşte kafamda bu soru Çıkardı beni yola. Döne dolana Bir arkama, bir sağa bir sola Baktım, ben yok hiçbir tarafta. “Nerde bu ben?” Çok mu uzaklaşmıştım acaba? Bir türlü göremiyordum O’nu. Biraz durdum düşündüm Orda dinlenirken kalbim Bir ses duydum “Nereye bakıyorsun hey! Ben orda değil Ben burada” Saklambaç oynar gibi etrafımda dolanıyordu Oradan oraya… Hay Allah’ım sen yardım et bana! Dediğimden beri sadece bir“selam” geldi kulağıma O selama nasıl da eriyip kaybettim kendimi Selamı veren içimdeki ben miydi? O kimdi? Onun ben olma ihtimaline düştüm yola, Bu da, pek akıl karı değildi. Dağ taş dolana, Kafa kol, kıra kıra Gözümden akan yaşla kalbimi doldurdum da Beni hala bulamadım o havuzda. Hayıflanmadım hiç ama Çünkü O ses hatırlattı bana, “İllüzyon bu dünya, Sen sahibini ara” Nasıl da saklamış kendini yıllarca O mükemmel ben orada. Benim yapamadıklarımı yapan, Kendine münhasır, Müstakil bir ben… Her şeyden bağımsız, Ağrısız sızısız, Yorumsuz bir ben… Ne soru soran, ne beni yoran, Öylece duran, Sessizlik içinde bir bendi o… Tek bir kelam etti gitti mi? İşte o selama cezb oldum da Baş koydum bu yola. Peki şimdi nerdeyim ben? Ya da nerde O ben? Ben O’nun peşinden gitti. Buradayım ben! Akan bir yolun ortasında Andayım ben. Tam baktığınız noktada, O’ndayım ben. Yasemin...

Read More