Posts made in Kasım, 2014


Sanat Terapi Bireyler çevrenin ve toplumun değerlerinin baskınlığı altında kendi öz gelişimlerini unutabilirler. Oysa sağlıklı, dingin ve mutlu bir yaşam sürdürebilmek için kendi özümüzü tanımaya, yaşamımızı özümüzle uyumlamaya ihtiyacimiz vardır. Kendimizi ifade etmek – resimle ya da yazıyla – özümüzü ortaya çıkarmak, yaratıcı bir süreçtir ve sanat terapisinde özümüzü ortaya koyan bu süreç desteklenir, özümüzü güçlendirerek yaşamda esnekliğimizi ve problem çözme becerilerimizi artırır ve güven olgumuzu da geliştirir. Çeşitli rahatsızlıkların özünde görülen anksiyete, umutsuzluk olguları, v.b. kısıtlayıcı hisler yaratıcılığımızla yumuşak bir şekilde yavaş yavaş yok olur. Yaratıcılık ile mental hastalıklar arasındaki olası bağlantılar 20. yüzyılın başlarında ilk önce Avrupa ve daha sonra Amerika’da, sanatın ve yaratıcılığın terapi süreçlerine katilmasiyla belirginleşmiştir. Art therapy kavramı ressam Adrian Hill’in terapi gördüğü sanatoryumda diğer hastalarla yaptığı resim çalışmalarıyla ortaya çıkmıştır. Sanatçı bu çalışmaları 1945 yılında Art Versus Illness adlı kitabında yayınlar. Sanat terapisinin diğer terapilere göre farkı, terapi sürecinde uzmanla danışan ilişkisinin içine üretilen eserin meta olarak alınması; bir sanat terapisi üçgeni kurulmasıdır: Danışan ve uzman hem eser üzerinden hem de direk ilişki kurar. Eser üzerinden kurulan ilişki, danışanın kendini, istediği taktirde, korunaklı şekilde (direk duyguları yerine resim üzerinden konuşarak) ifade etmesine yardımcı olur. Yaratıcılığa geniş olanak sağlayabilmek açısından çalışmalarda kapsamlı bir malzeme yelpazesi kullanılır. Seans esnasında üretilen eserler dışavurum olarak ele alınır ve terapiste simgeler üzerinden çalışacağı alanları sergiler. Böylelikle ortaya çıkan simgeler dönüştürülerek temelinde yatan negatif inançlar, kısıtlamalar veya travmalar giderilir, danışan geçmişin olumsuz etkilerinden arınır. Sanat Terapisi kimlere yapılır? Günümüzde Sanat Terapisi, birebir ve grup etkinlikleri olarak uygulanabilmekte ve bireye farklı teknik ve uygulamalarla faydalar sağlamaktadır. Herkesin içinde farklı oranlarda da olsa, sanatçı özellikler bulunur. Bu terapi yöntemi ile amacımız sanatçı olmak değil, özümüzde var olan özellikleri, değişik sanat dalları vasıtasıyla ortaya çıkarmaktır. Konuşarak kendimizi belli bir yere kadar ifade edebiliriz. İçimizde var olan ve sözcüklerle ifade edemediğimiz yanlarımızı, duygularımızı, düşüncelerimizi Sanat Terapisi metoduyla son derece doğal, içgüdüsel ve rahatlıkla ifade edebilme şansını yakalarız. Resim, heykel yaparak, dans ederek, hareket edip, sesler çıkararak, yazı yazarak içimizdekileri dışa yansıtırız. Danışanın terapi süresince oluşturduğu yaratımlar, terapist tarafından yargılanamaz. Danışan ve Terapist bu süreçte birlikte bir keşif yolculuğundadır. Danışanın sahip olduğunun farkında olmadığı yanları ortaya çıkabilir. Sanat Terapisinin faydalarını özetle aşağıdaki gibi sıralayabiliriz: – Kişinin bedenine güvenini tazelemesi – İçsesine daha çok kulak verme – Gevşeme, yavaşlama, rahatlama, çözülme ve dinginleşme – Fiziksel, duygusal ve zihinsel engelleri – Hareket, resim, yazı, sesle kendi doğasını ifade etme – Kendiyle bilinçli yakınlık kurma, kendi içinde güvenli alan oluşturma – Yapmak / olmak arasındaki farkı deneyimleme – Zorlamak yerine izin verme Bu çalışma sanatın iyileştirici gücünden günlük hayatta da yararlanabilmek amacıyla tasarlanmıştır. Analizden çok kişinin kendini bir bütün olarak deneyimlemesi ve ifade edebilmesinin kapılarını açar. ALEV ÜNEL...

Read More